Rainbow Six Siege İnceleme

Rainbow Six Siege İnceleme

Hatırlarsanız daha evvel sitemizde Tom Clancy?s Rainbow Six: Siege?in Kapalı Beta incelemesini yayınlamıştık. Bu nedenle bu sefer incelememde daha çok betanın üzerine eklenen yenilikleri, oyunun çıkışında bize sunduğu durumun üzerinden ilerlemeye çalışacağım. Dilerseniz daha detaylı bir inceleme adına önceki incelememizi okuyabilirsiniz.

Yapımın incelemesine başlaken ilk başta belirtilmesi gereken en önemli nokta kesinlikle yapımın herhangi bir tek kişilik ya da co op senaryo moduna sahip olmadığıdır. Aslına bakarsak co op olarak Terrorist Hunt isimli bir mod mevcut fakat burada yaşanılan durum daha çok belirli bir sayıda size sunulan düşman yapay zekasını ortadan kaldırmaya dayalı bir şekilde ilerliyor. Ayrıca bu modu tek başınıza ve zorluğunu değiştirerek de tamamlama şansınız elbette ki var. Terrorist Hunt zaten genel olarak bakıldığı zaman daha çok eğitim amaçlı bir mod demek de yanlış olmayacaktır, çünkü Rainbow Six?i Rainbow Six yapan şey elbette ki çevrimiçi modları oluyor!

Oyun-Haberleri62

Rainbow Six: Siege tamamen çevrimiçi odaklı bir e-spor oyunu aslına bakarsak. 5v5 şekilde oluşturan iki takımın birbirini alt etmeye çalışması üzerine kurulu olan oyun yapısında, bir takım savunma, diğer takım ise saldırı görevlerini üstleniyor. Saldırganların amacı; rehineyi kurtarmak, bombayı imha etmek, biyolojik bölgeyi ele geçirmek vs. şeklindeyken, savunmanın amacı ise tüm bunlara karşı rakip takımı durdurmak oluyor. Tüm bunları yaparken de kullanabileceğiniz oldukça geniş bir karakter yelpazesi size sunulmuş durumda. Genel olarak SAS, FBI SWAT, GIGN, Spetsnaz ve GSG9 şeklinde ayrılmış olan özel birliklerin bulunduğu yapımda, pek çok karakter de size sunuluyor. Bu karakterlerden bir tanesini seçerek (bunları da oyun içi kazandığınız puanlar ile açabiliyorsunuz) göreviniz için hazır bir hale geliyorsunuz. Lakin burada belirtmem gereken diğer bir önemli nokta ise savunma ve saldırı karakterlerinin tamamen birbirlerinden farklı olduklarıdır. Ayrıca yine tüm bu karakterlerin birbirinden farklı kişisel özellikleri de söz konusu durumda. Bu özelliklere bağlı olarak takımınıza sunacağınız rol de değişiyor. Başlarda oyuncular bu durumu pek umursamıyor olsa da özellikle yapımın dereceli modunda oynarken bu seçimler daha ön plana çıkıyor.


playstore-rainbow-six-siege-satin-al-ucuz-raksitli-key


Karakterlerinizi sadece seçmekle kalmıyor, aynı zamanda bu karakterleri dilediğiniz gibi kişiselleştire biliyorsunuz. Kullanacağınız silahları, size sunulan silah seçenekleri içerisinden belirleyip, üzerine uygulamak istediğiniz modifikasyonları da seçebiliyorsunuz. Karakterlerle ilgili bir diğer önemli konu ise Ubisoft ilerleyen yıllar boyunca da yapıma yeni karakterler eklemeye devam edecek. Hatta yine yapıma pek çok ücretsiz harita da dahil edilecek.

R6S_Screen_SpetsnazUnit2k_E3_150615_4pm_PT_1434371246-980x551

Daha simülatif bir oynanış

Rainbow Six Siege İnceleme devam ediyor… Oyunu piyasada bulunan diğer e-spor FPS oyunlarından ayıran en büyük özellik ise kesinlikle yapımın sunduğu oynanış mekanikleri olacaktır. Bu konuda ise yapımı en kolay Battlefield ve Call of Duty serisinin karşımı olarak gösterebiliriz. Çünkü yapım oyuncu sayısı ve harita ebatları olarak bir Call of Duty oyununu anımsatırken, gerçekçilik olarak da adeta bir Battlefield oyunu gibi (hatta daha bile abartılısı).

Oyunda kesinlikle düşmanlarınızın üzerine düşünmeden koşturma gibi bir şansınız bulunmuyor. Tabi bazı istisnai durumlar yaşabilse de genellikle böyle bir hareket gerçekleştirmeniz bir kaç saniye içerisinde ölmenizle sonuçlanıyor. Çünkü burada insanlar pusuyor ya da taktiksel bir şekilde ilerliyor. Bunlar elbette ki başka oyunlarda rahatsız edici şeyler olabilir ama burada durum kesinlikle çok farklı. Zaten olayı gerçek olarak düşündüğümüz zaman sanıyorum ki hiç bir asker ya da özel birlik üyesi eline MP5?i çekip düşmanlarla ve tuzaklarla dolu olan bir binaya ateş açarak girmez?

 

Oyunda gerçeketen de her an ne olabileceği hiç belli olmuyor. Tek çekinmeniz gereken şey düşmanlarınız değil! Dediğim gibi her karakterin farklı özellikleri bulunduğu için, etrafa bulunan tuzaklara, kameralara vs. de çok dikkat etmeniz gerekiyor. Dikkatsizce girmeye çalışacağınız bir camda aslında patlayıcı düzenek bulunuyor olabilir ve bu nedenle takımınızı dört kişi bırakabilirsiniz. Hatta bazen sadece kendinize değil, takım arkadaşlarınıza da oldukça büyük zararlar verebilirsiniz. Bu arada hatırlatmak istiyorum, yapımda dost ateşi söz konusu! Bu nedenle düşmanlarınıza ateş ederken, çevrede bulunan takım arkadaşlarınızı da her zaman göz önünde bulundurmanız gerekiyor?


playstore-rainbow-six-siege-satin-al-ucuz-raksitli-key


Oyunun simülasyon yönünden bol bol bahsedildi/bahsettik, peki Rainbow Six: Siege?in en önemli yönü bunlar mı? Tüm yapım bunlardan mı ibaret? Elbette ki HAYIR! Rainbow Six: Siege?in kesinlikle en önemli özelliği neredeyse tamamen yıkılabilir haritaları oluyor. Evet, yapımda haritaların çok büyük bir bölümü yıkılabilir bir halde ve bu durum da böylesine bir taktiksel FPS oyunu için bulunmaz bir özellik.

Savunma tarafındasınız, rehineyle birlikte tüm takım bir arada bekliyor. Bulunduğunuz oda beş kişinin birbirini rahatlıkla kollayabileceği bir şekilde dizayn edilmiş ve buraya giriş ise sadece tek bir kapıdan? yanılıyorsunuz! Çünkü Rainbow Six: Siege?de ne olacağını asla önceden kestiremezsiniz. Önünüzde bulunan camlar kırılabilir, üst kattaki merdiven boşluğu patlayabilir, en olmadı arkanızdaki koca duvar kafanıza yıkılabilir. İşte yapımda tüm görevler esnasında bunlara sürekli olarak dikkat etmeniz ve özellikle sesleri dikkatlice dinlemeniz çok önemli. Yapımda sadece sesleri dinleyerek düşmanlarınızın hareketlerini rahatlıkla kestirebilirsiniz ki sesler de yine yapımın en önemli ve başarılı olduğu yönlerden bir tanesini.

İşte durum böyle olunca Rainbow Six Siege İnceleme yazımızda belirtmemiz gereken en önemli kısımlardan birisi oyun gerçekten de bir taktiksel FPS oyunu. Çünkü gerek saldırı, gerekse savunma tarafında olun uygulayabileceğiniz taktiklerin neredeyse sınırı yok! İşte burada farkına varıyorsunuz ki; yeni nesil oyun demek sadece size fiyakalı görsellik sunan bir oyun demek değil? oyunculara sunduğu yenilikçi özelliklere sahip bir oyun demek.

r6s-preview2015_thermite_4k_final_1444850811

Duyabileceğiniz en başarılı sesler

Yapımın görselliği her ne kadar günümüz teknolojisi göz önüne alındığında inanılmaz bir seviyede olmasa da gayet başarılı ve yüksek bir kalitede. Karakter modellemeleri, animasyonları, çevre kaplamaları ile her şey birbirini başarılı bir şekilde tamamlıyor. Lakin burada bulunan en önemli konu ise kesinlikle bölüm tasarım detaylarıdır. Girdiğiniz/bulunduğunuz her bir odanın bu denli detaylı ve dolu dolu tasarlanmış olması, oyuna başladığınız ilk andan itibaren dikkatinizi kolaylıkla çekiyor. Ubisoft bu konuda kesinlikle firmaların her zaman yapamadığı şeyi yapmış ve oyunculara adeta gerçek bir oyun haritası sunmakta.

Rainbow Six Siege İnceleme makalemizin en can alıcı kısım burası. Sesler ve müzikler az önce de bahsettiğim gibi tek kelimeyle muazzam. Her ne kadar yapımda çok fazla bir müzik söz konusu olmasa da kullanılan müziklerin seçimleri gerçekten de çok abartıya kaçmadan, oyuncuyu heyecanlandıracak türden olmuş. Fakat burada ki en büyük konu ise elbette sesler! Silahların ateşlenme sesleri, bombaların patlama sesleri, karakterlerin aralarında konuşması ve tüm bunları bulunduğunuz bölgelere göre değişiklik göstermesi gerçekten de muazzam. Binanın üçüncü katında düşmanlarınızı beklerken, alt katta yapılan bir duvar operasyonunun patlama sesinin size kadar gelmesi, bu sırada voltajın düşmesi ve ekranınızda yaşadığınız sallanmalar geriliminizi bir üst seviyeye çıkartmaya kolaylıkla yetiyor. Dedim ya sesleri dinlemek oyunda çok fazla işinize yarıyor, peki ya ses gelmiyorsa? İşte asıl gerilim o zaman başlıyor. Yapımda özellikle hafif zırhlara sahip karakterlerin daha az ses çıkarttığınız düşünürsek, derin sessizlik durumlarından sizi nasıl bir tehlikenin beklediğini asla tam olarak kestiremiyorsunuz.

22290797936_de767c6741_b


playstore-rainbow-six-siege-satin-al-ucuz-raksitli-key


 
[review]