Rainbow Six Siege Kapalı Beta İnceleme ve Video İnceleme

Bundan yıllar yıllar önce 1998?de Red Storm Entertainment (Ubisoft Red Storm) sayesinde oyun dünyası Taktik – FPS türüyle tanışmış oldu. Daha sonrasında gelen serinin devam oyunları vs. derken Ubisoft aslında burada, efsanevi bir serinin de yaratıcısı olmuş oldu.

Serinin oyunları dönemi için gerek grafikleri, gerek oynanışları, gerekse taktik seçenekleri ile kesinlikle çok kaliteliydi ve Ubisoft da bunun farkına varmış olacak ki seriyi uzun bir süre devam ettirdi. Aslına bakarsak bu yapımlardaki hikayelerin ve mekanların bu kadar etkili olmasının bir diğer nedeni de arkasında Tom Clancy?nin bulunmasıydı.

Tom Clancy, Rainbow Six ve daha pek çok romanın yazarıdır. Yazarın Ubisoft ile olan anlaşmasına bağlı olarak şimdiye kadar zaten pek çok yapımda adının geçtiğini de gördük, bu serilerden şüphesiz en popüler olanı Ghost Recon ve Splinter Cell?dir. Bundan bir kaç sene önce hayatını kaybeden Tom Clancy ise Ubisoft yapımlarına artık eski romanları/hikayeleriyle devam ediyor.

Rainbow Six: Siege Kapalı Beta Video İnceleme

Neyse, konuyu çok dağıtmadan toparlayayım. İşte bu efsanevi Rainbow Six serisi maalesef ki uzun bir süre önce çıkışını gerçekleştiren Rainbow Six: Vegas 2 ile oyun dünyasından uzaklamıştı. Rainbow Six: Vegas 2?nin çıkış tarihi 2008?di ve o zamandan beri Ubisoft?tan bir daha bu konuda pek ses çıkmadı. Bir süre sonra Rainbow Six: Patriots duyurulmuş olsa da kısa bir süre sonra yapım iptal edildi ve Rainbow Six hayranlarının hayalleri bir kere daha yerle bir oldu?

Aradan geçen uzun yılların ardından, bir kaç gündür efsanevi serinin yeni oyununu PlayStation 4?ümden oynuyorum? Evet, genç arkadaşlarımız her ne kadar bu heyecanı anlamayacak olsa da seriyi bilen arkadaşlarımız da benimle aynı duyguları paylaşıyordur diye düşünüyorum. Bildiğiniz gibi Ubisoft bundan yaklaşık olarak bir sene evvel E3 fuarında Rainbow Six: Siege?i duyurmuş ve tanıtmıştı. O günden beri heyecanla beklediğim yapım, sonunda kapalı beta evresine geçti ve bizler de oyunu deneyimleme fırsatına sahip olduk.

İşte bu incelememizde sizlere Rainbow Six: Siege Kapalı Beta testinde gözlemlediklerimi anlatacağım. Umarım keyifli ve öğretici bir yazı olur?

2556191-r6s_screen_thecolumn_e3_140609_4pm_1402348747

Yıllar sonra efsane geri geldi

Yapımın incelemesine geçmeden önce belirtmek istediğim bir şey var. Rainbow Six: Siege?in kapalı betası bugüne kadar gördüğüm en başarılı beta?lardan bir tanesi diyebilirim. Her ne kadar arada sunucu problemleri yaşanıyor olsa da yapım kesinlikle beta değil de final sürümü izlenimini fazlasıyla oyunculara sunmayı başardı. Stress Test ve beta?yı oynadığım 12 günlük süre boyunca, yapımda en ufak bir hata ile karşılaşmadım desem yalan olmaz (en azından PlayStation 4 sürümü için).

Evet, şimdi incelememize geçebiliriz. Öncelikle yapımda bulunan ?Operatör? sisteminden başlamak en mantıklısı olacaktır. Yapımda şuan için; SAS, FBI SWAT, GIGN, Spetsnaz ve GSG9 olmak üzere beş özel birlik yer almakta. Bunların her birinin altında farklı saldırı ve savunma karakterlerine yer verilmiş durumda. Bu birliklerde bulunan operatörlerin listesini aşağıdan inceleyebilirsiniz.

SAS: Sledge, Mute, Smoke

FBI SWAT: Thermite, Pulse

GIGN: Montagne, Twitch, Doc, Rook

Spetsnaz: Fuze

GSG9: I.Q., Blitz, Bandit, Jager

Elbette bu operatörler sadece kapalı beta?da bulunanlar, çok daha fazlası yapımın piyasaya sürülmesiyle birlikte yapımda yer alacak ve bu sayı 2016 yılı içerisinde daha da artacak.

Aynı durum yapımda bulunan oyun modları ve haritalar için de geçerli. Kapalı beta aşamasında yapımda, üç tane oyun modu ve üç tane de harita oyuncuların beğenisine sunuldu. Yapım çıkışını gerçekleştirdiği zaman ise çok daha fazla oyun modu ve toplamda 11 tane harita oyunculara sunulacak. Ayrıca Ubisoft?un yaptığı açıklamaya göre, yapıma gelecek olan tüm haritalar ücretsiz bir şekilde çıkacak ve 2016 yılı içerisinde yapımdaki harita sayısı neredeyse 50?ye yaklaşacak.

Harita ve oyun modu isimlerini de yine aşağıdan inceleyebilirsiniz.

Haritalar: House, Hereford Base, Consulate

Oyun Modları: TDM – Secure Area, TDM – Bomb, Terrorist Hun Classic

Evet, şimdi tekrardan karakterlere dönebiliriz. Biraz yukarıda listelemiş olduğum karakterlerin hepsini sürekli olarak seçemiyorsunuz. Bu karakterler kendi aralarında saldırı ve savunma olarak ikiye ayrılmış durumda. Maçlarda iki takımda sırayla bu taraflardan bir tanesine dahil oluyor ve seçebileceği karakterler de buna göre değişiyor.

Ayrıca her operatörün, ülkesine göre farklı silahları ve ekipmanları da var. Bu silah ve ekipmanlarımızı ise aynı karakter açmamızda gereken puanlar ile geliştirebiliyoruz. Yapımın aşırı şekilde simülasyon öğelerine sahip olmasında dolayı, silahlarınıza yapacağınız geliştirmeler oyun içinde sergileyeceğiniz performansı da tamamen etkileyecek şekilde yapılmış. Örneğin; bir silaha susturucu taktığınız zaman, silahın atış mesafesinin kısalmasının dışında mermilerin vereceği hasar da ciddi anlamda azalıyor. Tüm bu özellikler kesinlikle böylesine taktik ağırlıklı bir yapımda bulunması gereken şeyler ve Ubisoft bu konuda mükemmel bir iş çıkartmış.

Operatörler hakkında değinmem gereken bir diğer önemli nokta ise her birinin farklı bir ekipmana sahip olması olacaktır. Örneğin; Mute karakteri sahip olduğu sinyal bozucular sayesinde saldırı tarafına ciddi anlamda zorlu dakikalar yaşatırken, I.Q. karakteri duvarların arkasında bulunan elektronik cihazları ve bombayı kolay bir şekilde işaretleyebiliyor.

044116

Oynanış kesinlikle çok kaliteli olmuş

Öncelikle yapımda bulunan Terrorist Hunt Classic ile başayalım. Bu mod aslında yapımın sahip olduğu ve olacağı tek hikaye modu diyebiliriz. Aslında pek hikaye modu olduğunu da söyleyemeyiz ama en azından tek başınıza veya takım arkadaşlarınızla birlikte yapay zeka karşısında yeteneklerini geliştirebilir/sergileyebilirsiniz.

Lakin burada benim en rahatsız eden şey ise teröristlerin sahip olduğu kötü yapay zeka oldu. Elbette bunun yapımın kapalı beta aşamasında olmasıyla da mutlaka alakası vardır ama umarım Ubisoft bu konuyu yapımın çıkışında ortadan kaldıracaktır. Gerçi bu modu kendinizi geliştirmek ve en azından gerçek oyuncularla çarpışmaya başlamadan önce oyunu öğretmen amacıyla sunulduğu da Ubisoft tarafından açıklanmıştı.

TDM – Bomb ve TDM – Secure Area modları ise tamamen beş kişiden oluşan iki oyuncu takımının karşı karşıya gelmesini sağlıyor. Aynı zamanda bunlara, yapımda bulunan en önemli modlardan iki tanesi diyebiliriz.

Bu modlar genel olarak bakıldığı zaman birbirlerine oldukça benzer şekilde işliyor. Bomb?da savunma tarafının oylama ile belirlediği bölgeleye yerleştirilen iki tane bomba bulunmakta. Saldırı takımı ise içeriye sahip oldukları sınırsız taktik çeşitliliği ile girip, bu bombaların en az bir tanesini imha etmeye çalışıyor. Secure Area?da da yine benzer bir durum söz konusu. Yine savunma tarafı oylama sonucunda belirlediği bölgeye biyolojik bir silah yerleştiriyor ve bu bölgeyi maçın sonuna kadar korumaya uğraşıyor. Saldırı tarafı ise bu bölgeyi ele geçirmek için çabalıyor.

Oyun modları hakkında genel olarak söylenebilecekler bunlardan ibaret diyebiliriz. Geldik şimdi yapımın en önemli özelliklerinden bir tanesine, oynanış mekanikleri.

Öncelikle yapımı piyasada bulunan Counter Strike, Call of Duty ve Battlefield gibi FPS oyunlarıyla kıyaslamak imkansız. Çünkü yapım sunduğu taktiksel ilerleyiş ve simülasyon öğrelerini ağır şekilde kullanmasıyla birlikte tüm bu yapımlardan ciddi anlamda farklı bir türe sahip. Aynı zamanda sahip olduğunuz silahların tepmesi, operatörlerin hızları vs. gibi şeyler yukarıda bulunan yapımlardan sadece Battlefield?a benzetilebilir. Malum, bildiğiniz gibi Battlefield?da gerçek anlamda kaliteli bir savaş simülasyonu oyunudur.

Yapımda bulunan silahların tepmesi, operatörünüzün ve diğer operatörlerin koşuşlarındaki yavaşlık kesinlikle muazzam. Zaten düşündüğümüz zaman üzerimizde kilolarca ağırlık ile etrafta koşucu edasıyla sekmemiz imkansız bir şeydir. Rainbow Six: Siege işte bunu size mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Aynı şey yapımın vuruş hissi ve ölme/öldürme durumları için de geçerli. Bir düşmana saldırdığınız zaman, onun vurulduğunu ya da kendinizin vurulduğunuzu çok net bir şekilde hissediyorsunuz. Hele bir de yapımın konsol sürümlerinde bulunan titreşim hissi devreye girdiğinde, durum efsanevi bir hale geliyor. Ayrıca dayanıklılığınız, her ne kadar operatörünüze bağlı bir şekilde değişiklik gösterse de ölmeniz ya da öldürmeniz sadece bir kaç mermi hasarına bakıyor. Bu da kesinlikle son dönemlerde FPS oyunlarında göremediğimiz ve özellikle hardcore kesimin istediği özelliklerden bir tanesiydi (en azından benim).

R6S-screenshot-new_4_199582

Geldik yapımın en önemli özelliklerinden başka bir tanesine? taktiksel oynanış! Bildiğiniz gibi Ubisoft uzun bir süredir yapımda bulunan haritaların neredeyse tamamen yıkılabilir olmasında sürekli olarak bahsediyor. Bunu şu ana kadar yayınlanan videolardan vs. zaten bol bol görmüştük ama oynarken bunları yaşamak ise kesinlikle bambaşka sevgili okuyucu!

Yapımda ister saldırı, ister savunma tarafı olun sürekli olarak tetikte olmanız gerekiyor. En ufak bir dikkatsizliğiniz veya dalgınlığınız ölümünüzle ya da takımınızdan bir kaç kişinin kaybıyla sonuçlanıyor. Unutmayın, Rainbow Six: Siege bir Taktik – FPS oyunu. Diğer FPS oyunlarında olduğu gibi koşa koşa adam öldürmeye çalışmanız halinde, en fazla bir kaç saniye hayatta kalabilirsiniz.

Haritalarda savunma yaparken her ne kadar duvarları çelik plakalar ile güçlendirebiliyor ya da açık pencere ve kapıları ahşap plakalaar ile kapatabiliyor olsanız da yine de güvende değilsiniz! Düşmanınız her yerden saldırabilir. Pencereden üzerinize atlayabilir, çatıdan gelebilir, bodrumdan gelebilir, hiç olması arkanızdaki veya üzerinizdeki duvarı başınıza yıkarak sizi ortadan kaldırabilir. En çok da uzun sessizliklerden korkun! Yapımdaki uzun sessizlikler genellikle tek bir anlama geliyor? düşmanınız, takım halinde etkileyici bir saldırı için kendisini hazırlıyor!

Diyelim ki her türlü ekipmanınızı, silahınızı kullandınız fakat yine de öldünüz. İşiniz bitti mi? Başk bir FPS oyununda olsa evet, bitmiş olacaktır ama Rainbow Six: Siege?de durum bu şekilde değil. Öldükten sonra çevrede bulunan sağlam kameralardan düşmanlarınızı izleyebilir ve takım arkadaşlarınız için yerlerini tespit etmeye devam edebilirsiniz. Peki neden sağlam dedim? Çünkü yapımda bulunan kameralar, her iki takım tarafından ortadan kaldırılabiliyor ve takım arkadaşlarınızla olan iletişiminiz de bir anda sona eriyor?

Sürekli olarak savunma tarafına yönelik konuştuk ama elbette bu işin bir de saldırı aşaması var. Saldırı takımı maça başlamadan evvel 30 – 45 saniyelik bir süre zarfına sahip, bu sürede savunma tarafı kendisini ve görevi güvene almaya çalışırken, saldırı tarafı ise sahip olduğu drone?lar ile çevereyi araştırmaya başlıyor. Bu drone?lar savunma tarafı oyuncuları tarafından görülüp, patlatılabiliyor ama patlatılmadan önce gidip düşmanların yerlerini ve daha önemlisi bombanın ya da ele geçirilmesi gereken bölgnin yerini işaretleyebiliyorlar. Ayrıca bu drone?lardan imha edilmeyenler, daha sonrasında saldırı takımı tarafından takım arkadaşlarına destek sunmak amacıyla da kontrol edilebiliyor.

Saldırı takımıyla ilgili söylenebilecek diğer bir özellik ise sahip oldukları halatlar. Bu halatlar sayesinde binalara ya da binların içerisinde bulunan belirli bölgelere tırmanarak ya da sarkarak ulaşabilirsiniz. Lakin bunların kullanımında dikkatli olmakta fayda var, çünkü önünde sarkarak durduğunuz camın ardından üç savunma takımı oyuncusu ellerinde silahları ile sizi bekliyor olabilirler?

R6S__S08_Sledge_197409

Gelelim görsellik ve seslere

Rainbow Six: Siege görsellik konusunda öyle aman aman bir şey sunmuyor. Gayet yeterli ve ortalama seviyede olan yapımın görselliği, inanılmaz seviyede kaliteli olan fizik motoruyla bir araya geldiğinde ise olanlar oluyor! Bu fizik motor gerçekten de Ubisoft?un uzun bir süredir altını çize çize anlattığı kadar var. Haritada bulunan neredeyse her şeyi patlatıp, kendinize farklı yollar açabiliyorsunuz ve bir Taktik – FPS oyunu için bu durum kesinlikle muazzam bir özellik. Bu sayede de sahip olduğunuz taktik çeşitliliği neredeyse sınırsız bir hale geliyor. Bunun dışında, bölüm tasarımları, operatör tasarımları ve özellikle silahlar ise oldukça dolu dolu ve kaliteli hazırlanmış.

Sesler için ise zaten söylenebilecek tek bir kelime var? MÜKEMMEL! Silahların ve patlamaların sesleri eğer kaliteli bir kualklığa veya kaliteli ve ses sistemine sahipseniz sizi oyun atmosferine tamamen dahil edecektir. Aynı zamanda bu sıralarda meydana gelen ekran sarsılmaları ise yine atmosferi tamamlayan diğer bir etken haline geliyor. Müzikler içinse şuan için pek söylenebilecek bir şey yok, çünkü yapımda pek müzik olduğunu söyleyemeyiz. Sadece menülerde karşılaştığınız bir tema müziği söz konusu, bu sayı ise yapım piyasaya sürüldüğünde çok daha fazla seçeneğe sahip olacaktır diye düşünüyorum. Gerçi böyle bir oyunda müziğe pek ihtiyaç duyulacağını sanmam…

R6S-screenshot-new_5_199573

[review]